• Bağlantılarım

2008 YILINDA DA AYNI SORUN : TÜRBAN - 19.01.2008

19/1/2008 · Kategori: Mırıldanmalar

2008 YILINDA DA AYNI SORUN : TÜRBAN

 

                2008 yılına girerken herkes kendisi için daha iyi daha güzel bir yıl dilemişti. Onlardan biri de bendim.. Fakat benim bir dileğim daha vardı; daha mantıklı bir yıl. Evet daha mantıklı bir yıl dilemiştim; biraz da istem dışı bir dilek olmuştu benim için. Bundan en büyük pay 2007 yılının içindeki gereksiz kavgalar, gürültüler ve suni gereksiz gündemlere ait. Şimdi onlara dönmek istemiyorum. Çünkü bir yazıya sığabilecek kadar sınırlı değiller maalesef…

 

                2008 girerken daha mantıklı bir yıl dilemiştim fakat öyle bir girdik ki ne mantığı?  2008 de Allah razı olsun medyanın mantıksız gündem sıkıntısı olmadı. Hem ne mantıksız gündemler! Sn Başbakan; rahmetli Turgut Özal’dan sonra tahminimce medyayı istediği gibi oynatan ilk devlet adamı olsa gerek.. Fakat; benim esas anlamadığım başbakan uzun vadede başına iş açabilecek konulara ısrarla neden gündemde tutuyor?

 

                Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin %99’u Müslüman diyoruz. Peki abarttığımızı düşünelim ve diyelim ki birader bu ülkenin yarısı Müslüman… Yani %50’si Müslüman. Peki geri kalan %50 Hıristiyan, Musevi, Budist, Ateist vs. yani ülkenin en büyük topluluğu Müslüman! Ve bu en büyük topluluğun en hassas olduğu değere YASAK koyuyoruz.  Neden rejim tehdidi nedeni ile. Ey bre gafil! Ey bre kendini bilmez diyesi geliyor insanın. Hani o yasakları savunan BÜYÜK CUMHURİYETÇİLER var ya  onlar o kadar Büyük Cumhuriyetçiler ki  o Cumhuriyeti kuran büyüten MUSTAFA KEMAL’in zamanındaki gerçek rejim tehlikelerini, gerçek düşmanların nasıl eli kolu bağlandığını bilmezler. Onlar o kadar BÜYÜK CUMHURİYETÇİLER ki cumhuriyettin demokrasinde ayrılmaz olduğunu, demokrasinin de Kişi Temel Hak ve Özgürlükleri konusundaki hassasiyetini BİLMEZLER.

 

                İşin en garibi ise sadece Müslüman olan %50’nin oy verdiği düşünülen AKP iktidarının ise şu an ne yaparsa yapsın tatmin edici bir sonuç alamayacağını bildiği türban konusunu her yerde konuşarak gündemde tutmasıdır. Evet bir AKP düşmanı olarak yaptıkları bir çok şeyi onaylamasam da bir Müslüman olarak üniversitelere, devlet dairelerine, kısacası KAMUSAL ALANA boynunda kendi dini simgeleri ile girebilen gayri Müslimler ile mini minnacık etekleri ve göğüslerine kadar açık göbekleri ile okula girenlere kimse laf etmez iken kendi dininin gereği olarak aynı zamanda bağlı olduğu toplumun geleneği olan baş örtüsü ile gelen kıza onu çıkartma zorunluluğu ve gerekçe olarak ise tarihin en trajikomik cevabı bir çelişki değil midir? Trajikomik cevabımız kılık kıyafet kanununa aykırılık… Pardon? Size kılık kıyafet kanunun bir maddesini hemen söyleyeyim en bilineninden “Erkekler şapka takmak zorunda!” hem şapka kanunu hem de kıyafet kanunu ile mükellef ve cezası var. Kim takıyor? Ayrıca kılık kıyafet kanununda body, kot pantolon, spor ayakkabı, tayt, capri gibi giyseler de bulunmamakta ama bunları giyenler üniversitelere de kamu alanına da alınıyor. Bende caprimi giydim ve girdim.

 

                Yasak sadece başörtüsünde. Neden peki? Rejim korkusu. Yıllarca bu ülkenin doğusu olmadığını zannedenler(!) işin ucu kendilerine PKK ile dokunmaya başlayınca farkına varıp o saatten sonra doğuya yardım toplamaya kalkmadılar mı?  30 yıla yakındır bu ülkenin doğusu terörle mücadele etmeye çalışıyor. Yol yapmayan, köprü yapmayan, okul açmayan, iş imkanı yaratmayan devlete inanmayıp elin başka emeller için besleyip büyüttüğü Ermeni bozması PKK ya ne kaybedecem ki diye gidenlere ne denilebilir? (Burada gerçekten vatan hainliği yapanları ayrı tutup karşılaştırma dışında tuttuğumu belirtmek isterim) Şimdi aynı hata Türban konusunda yapılıyor. Türban nedir esasında? Bizim Anadolu’da ve geleneğimizde de olan Türban başörtüsüdür. Ama yasakları ve sömürülmesi sonucunda sıkma baş diye tabir edilen biçimleri de çıktı artık. Yasaklara inat kapananlar genelde böyle kapandığı görülüyor. Az önce Doğu ile yaptığım karşılaştırmayla aynı şeydir bu. Orada vatandaş çözümü yasak olunca kendince doğru yanlış çözümler bulmaya çalışıyor. Kürtçe konuştuğu için tutuklanan, dışlananlar haklarımızı alacağız diyenlerin peşinden gidip olmadık işlere girdiler. Bugünde türban yasak deyip kapalı bayanların okuması yasaklanmasıyla her yıl ÖSS yi kazanan türbanlı kız sayısı katlanıyor. Bunların yanında kendilerin çözüm bulmaya çalışırken yıprananlar en sonunda eylem yapıyorlar. Biz bunları İstanbul’da polis dayağı yerken de gördük. Sırf kapalı oldukları için okula alınmayan 30 kız oturma eyleminde önce dayak yediler sonra karakola götürülmüşlerdi. Ertesi gün aynı yerde bu sefer 200 kız vardı.

 

                Hadise başbakanın dediği gibi bir sosyal hadise bir sosyal sorun veya BÜYÜK CUMHURİYETÇİLERİN dediği gibi siyasal bir hadise veya siyasal bir sorun değil. Sorun artık global bir hal alıyor. Çünkü bu kızlarımızdan kafaları çalışan, geleceği parlak olanları artık doktorlarımız, mühendislerimiz gibi kaybediyoruz. Dünya bunları kapıp bizde istediğin gibi oku diyor. Tabii o ülkenin vatandaşlığına geçme şartı ile. HRİSTİYAN bir ülkede bir MÜSLÜMAN başı kapalı, çarşaflı artık nasıl isterse okuyabiliyor. Neden bu adamda rejim tehdidi olmuyor? Olmaz olamaz. Eğitim başka şey siyaset başka şey. Ama biz meyhanede vatan kurtarıp. Kebapçıda ekonomi düzelttiğimiz için bizde olur. Benim canım ülkem 1999 depreminden sonra jeologları, 2001 krizinden sonra ekonomistleri, 40 000 insanımız öldükten sonra Kürtleri hatırlarsa olur.

 

 

               

                * Bir kısım türbana karşı rejim elden gidecek diyor….

 

Türban yasal olursa rejim elden gider mi? Eğer rejimimiz bir türbanla gidiyorsa bu ülkeyi derhal terk edelim. Mustafa Kemal’in emanetine hıyanet etmişiz demek ki.

 

                * Bir kısım türbana karşı devlet Sünnileştiriliyor veya dinleştiriliyor diyor….

 

                Türkiye’de cami, mescitlerin ve cem evlerin sayısı toplandığında bildiğim kadar ile havra, sinagog, kilise vb gayri Müslimlerin ibadethaneleri ile aynı rakamlarda olduğudur. Ayrıca devlet nezdin de Alevi toplumunun sorunları çözülmek istendiği de biliniyor demek ki bu tezde geçersiz..

 

                * Bir kısım türbana karşı türbanın ne olduğunu bilmiyor ondan…

 

                Bu insanlar için diyeceğim hiçbir şey yok.

 

                * Bir kısım türbana karşı çünkü kendi temel hak ve özgürlükleri 75 yıl yasaktı..

 

                Esas üzüldüğüm ve kızdığım kesim çünkü neler çekildiğini biliyorlar. Kendileri acı çektikleri için başkalarının çekmelerini engellemeleri gerekir…

               

* Bir kısım türbanı destekliyor kendisi türbanlı…

               

                Bundan normal bir şey yok…        

 

* Bir kısım türbanı destekliyor çıkarı var…

               

İşte hadiseyi karıştıran türban karşıtlarını cesaretlendiren 2 gruptan biri.  Bu çıkar grupları yok edilmeli.

 

* Bir kısım türbanı destekliyor iktidar da kalmak istiyor

               

                Bunlarda diğer grup çıkarcılarla işbirliği içindeler ve bunlarda temizlenmeli. Eski Refah Partisi kalıntıları da diyebiliriz bunlara

 

* Bir kısım türbanı destekliyor ÇÜNKÜ GERÇEKTEN DİNİ İÇİN İSTİYOR.

 

İşte yurdumun esas MAĞDUR olan insanları ve yukarıda madde madde yazan grupların hepsinden kalabalıklar. Birileri korkularından birileri çıkar ve menfaatlerinden kopmama adına zıtlaşırken gerçekten inançlı insanlarımız hala çile çekiyorlar.

 

Bu grupların hepsi birbirinden ayrı kendi propagandalarını yapıyorlar ve 2008 için dilediğim mantıklı bir yıl dileğini daha ilk 20 gününde boşa çıkartıp mantıksız işler müdürlüğündeki yerlerini sağlamlaştırıyorlar.

 

Son sözüm, son günlerde moda olan sanal alemde eski arkadaşları buluşturan Facebook sitesi ile ilgili. Bir grup kurmuşlar TÜRKİYE İÇİN TÜRBANA HAYIR GRUBU ve bu arkadaşlar Atam Emanetinin Bekçisiyiz demişler. Mustafa Kemal 1923 – 1938 arası bu ülkeyi kurarken temel olarak insanların sadece BEYNİ(!) ile ilgilenmişti. Hatırlatmak istedim sadece…

 

Saygıyla…

 

                                                                                                                             ŞAFAK BAYKAL

                                                                                                                             19.01.2008 – 23:16

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »